Popüler Yayınlar

31 Mart 2022 Perşembe

SENDEKİ BEN


Durduğun yerde dur diyor kalbim

Hasreti hüznüme boğdurma benim

Bırak gönlünce dalgalansın denizim

Vuslatımı özleme vardırma benim


Gidip uzaklık ekleme senle arama

Taş basıp tuz bağlama yarama

Seninle her diyara gelirim amma

Yollarımı hicrana bağlama benim


Bırak yorulayım gölgen peşinde

Nedenlerim niçinlerin nesinde

Bilsem beklediğin sesin nerede 

Gönlüme adresini sordurma benim


Gelsem de kınalı ellerin tutsam

Eğilip sessizce alnından öpsem

Düşümde sarılıp vuslata ersem

Vuslatımı düşlere bırakma benim


Saymadım günü ayı,bilmem seneyi

Gönlünde tattım ben sevda etmeyi

Bir an olsun düşünmedim  dönmeyi

Yollarıma sevda ektin sen benim


Diyar diyar dolaşıp yollar aradım

Kerem olup ardın sıra çağladım

Sevda közü ile yürek dağladım

Aslı bilip aradığım yâr benim. 

                                  Lütfi Kerem ASLAN 





30 Mart 2022 Çarşamba

YAĞMURDA...


Sere serpe bir yağmur başlıyor apansız

Yüreğimi, üşüten toprak kokusu sarıyor

Pencerelerde bekleyişler sessiz sedasız

Kanadı ıslak kuşlar pervazlarda, pervasız

Uzaklarda kulakları yatırıp dinlerken seni

İçimde sevdanı haykıran yağmurun sesi

Ellerimi yıkamalıyım yağmurun sesiyle 

Ellerim eline değmeli yağmurun nefesiyle

Bir damla düşerken gökten gönül çölüme

Kuruyan dudaklarım şahittir sevdiğime

Şahittir yağan yağmur, çakan şimşek 

Ve şahidim sana yağmurda açan çiçek

Damla damla çiçekler düşerken yüzüme

Baharlar getirirsin üşüyen gökyüzüme

Salınır içimde sensiz gökyüzünün sarkacı 

Yağmurla silinir şimdi gönlümdeki her acı

Gökte zamansızlığın kaybettiği zamanı

Senin şehrinde saklar yalnız bir hancı

Düşerken geceye seni yazan satırlar

Her damla kelimede gönül seni hatırlar

Yazamaz yalnızlığı hiçbir söz hiçbir satır

Gökten düşen her damla yüreğimi sızlatır

Gece usulca çekilir zayıf,titrek bedenimden

Yağmurdan sıyrılarak geçerim derininden

Senden ayrı ruhum bir ıslak toprak şimdi

Beklediği diyarda yağmurlarla gömülmeli

Çiçekler ekmeli ellerin toprağımın üstüne 

Ve her damla çiçeğe senin elin değmeli

Bir yağmur gibi gelmeli yağmurlarla sesin

Toprağımın üstüne eğilmeli nefesin

Tutarım belki nefesini toprak kokan elimle

Göğsümde saklarım seni bütün benliğimle

Bekletme yıldızsız kararan gökyüzümü

Bir yağmur sonrasında al götür hüznümü

Kavuşsun ellerim yağmur dolu kokuna

Gözlerimiz buluşsun gökyüzü boşluğunda. 

                                        Lütfi Kerem ASLAN 


29 Mart 2022 Salı

ZAMANIN KISKACI


Yalancı bir baharın eşiğinde durmuşum

Sessiz akşamlarım olmuş perdeleri çekilmiş

Yalnızlığımı kovalarken gölgeler

Ben odamda ki hayalinin kıyısına vurmuşum

Muhasebesini tutarken ayrı yılların

Zamanın sende durduğunu unutmuşum

Sensiz bir gecenin koynunda 

Uyuturken düşlerimi ninnilerle

Gönlümü hayalinle avutmuşum

Tarihler karışırken takvimlerimde

Gecenin gündüzün sırdaşı olduğunu unutmuşum 

Yıllar akıp geçmiş nehir gibi 

Gecenin içinden yıldız yıldız

Ve her bir yıldız akışında gözlerimi

Yalnızca sana yummuşum

Zaman acımasız bir kıskaç

Kovalarken akrepler ayrılığı sayan yelkovanları

Ben her gece ayrılıklara uyumuşum

Bilmem hangi hasretle zamanı bölüşüp

Tarihleri yazarken yıldızsız gökyüzüne

Mahcup muzdarip resminle avunmuşum

Yıllar silerken saçlarımın siyahını

Ben sayfalarca adını aklımda tutmuşum

Adın gece olmuş şiirlerimde

Kavuşmak mısralarımda yosun tutmuş

Yalnızlığımın yanında yalnızca 

Hayalini uyutmuşum

Şimdi bir gece kadar yalnızım 

Yıldız yıldız parlayan saçlarının uzağında

Gölgeler kovalarken ruhumu 

Gecenin zamanı işleyen duvarlarında

Ruhum salınırken ay aydınlığında

Güneşler doğduracak nehirler akmakta 

Ve göz pınarlarım bir akrebin kıskacında

Yalancı baharın ardında zamanı kovalamakta.

                                     Lütfi Kerem ASLAN 

28 Mart 2022 Pazartesi

ESKİ LİMAN ÜZRE


Galiba eski bir liman üzerinde

Uykuları unutup karanlığına daldım denizin

Ya da bir bulutun en hazin öyküsünün

İçinde saklamaktayım gözyaşlarımı

Nasıl karanlığıma aydınlık oluyorsa gözlerin

Güneş renginde sabahlarda seni seveceğim

Kırılan dallarıma vurdukça ayaz

Ben baharları biriktirip bir yazla geleceğim

Kağıt beyazlığında kışların 

Hükmünü yazmaktayım sevda zabıtlarına

Boşluğunda savrulurken tipiler göğsümün

Bir çığ gibi ineceğim gönül yangınlarına

Bir kibrit alevinde yanacak âlem 

Ve ceylan gözlerinden gönlüne firar edeceğim

Saklı kalacak bütün düşlerim

Bir mahkumun bıyığının ucunda sallanırken gülüşlerim

Adıma çıkarılmış yakalama emirlerinde

Sevdanı saklayacağım yüreğimde

Sensiz kaçarken yasak diyarlara

İçimde bir sevdanın hükmünü gezdireceğim

Kavuşmak düşmeyecek hiç bir celsede payıma

Ve yüreğim yüreğine mahkum kalırken

Yargılandığım mahkemelerde 

Sevdana beraat vermeyeceğim

Saklı kalacak sevdan 

Yürek mahkemesi tutanaklarında

Adımı adının yanında 

Bu aşkın sehpasında idam edeceğim. 

Darağacında asılı kalırken gülüşlerim 

Ben son nefesimde adınla güleceğim.

Son mektubun satırlarına düşecek

Ömür boyu değil gönül boyu seni bekleyeceğim 

Ve gönlümden eski bir liman üzere

Sana gelen mektuplar göndereceğim. 

Kuruyan dalları vuran ayazlara inat

İdamlık bir sevda ile hep seni seveceğim. 

                                      Lütfi Kerem ASLAN 



27 Mart 2022 Pazar

KADİM SEVDAM


Gün batımından gün doğumuna 

Ne kadar şehir varsa özlenen

İçinde sen varsın

Kokun yayılırken şehirlerin burçlarından

Hasretini çekmekteyim içime

Tarihinin derinliğine saklamış şehirler seni

Ve ben şimdi o şehirlerden biriyim

Kazdıkça yürek toprağımı

Tarihimden, yüreğimden sen çıkmaktasın

Gökyüzüm eski zamanlarda kalan

Ve yüreğimden akan suskun bir nehir

Sen bahçeler kuruyorsun 

Yüreğimin kıyılarında

Eski bir sevda bahçesisin yüreğimin yamaçlarında

Bir yanı sen oluyorsun akan nehirin

Diğer yanı ben

Kadim sevdamın şehri

Koynunda nice âşıkları saklıyor

Ve suskun bir nehir yüreğinin kıyılarına akıyor

Suladığı topraklarda 

Sakladığı âşıklar bir sevdalı çiçek olup açıyor

İçimde çiçekler açtıkça

Coşkun sularım yolculuklara çıkıyor 

Yollar açılıyor içimde 

Sevda sınırını aşan yollar

Ve gözleyenler yollarımı

Gözlerini yollarıma yatırıp bekleyen gözler

Ayrılık surlar örmüş gönül sınırlarıma

Deli taylar gibi kaçmak geliyor içimden

Suskunluğunu bozmuş nehirler gibi coşmak sonra

Ve bir şehrin kalbinden geçer gibi

Sana doğru akmak geliyor içimden.

16 Mart 2022 Çarşamba

HİÇ


Elimde bir sandık kalbim içinde

Bir hiçlik yaşanıyor hiçler içinde

Çıkmaz sokaklar var niçin içinde

Hangisine girsem yol sana çıkar


Bir hiçim dünyada hiçler içinde

Düşlerim parçalanır suçlar içinde

Bir ses duyarım suslar içinde

Hangi sese gitsem yol sana çıkar 


Sözlerim dökülür sessizce içten

Geçer gider bir hiçliğin içinden 

Yokluk içimdeki sensiz hiçlikten

Yokluğa yürüsem yol sana çıkar


Hiçlikten sıyrılıp gittiğin diyar

Hiçliğin içinde yolculuk mu var? 

Hiçlikte bilinmez nice sırlar yâr 

Sırlarını çözdüğüm yol sana çıkar.

                                     Lütfi Kerem ASLAN 

10 Mart 2022 Perşembe

GÖZLERİNDE UYANMAK


Yürürken gözlerinin sahilinde dem be dem

Sonsuz mavilikte kaybolur günüm gecem

Düşlerine takılıp kaybolur kalbim bugün

Gözlerinde çözülür kalbimdeki her düğüm

Düğümler ki yüreğime atılmış bir sevdadır 

Gözlerinse sağanak gönlüme yağmaktadır. 

Sensiz her gün böyle geçiyorken uzakta

Gönlüm bir sevdanın koynunda uyumakta

Şimdi sensiz yağmurlar gözlerimi ıslatır

Her hatıran karşımda yüreğimi sızlatır

Her gidişin içimde koparır kıyameti

Ayrılıklar parçalar vuslatı ve kederi

Bir yangından arta kalan külleridir sevdanın

İçimde yanan ışık ateşidir sevdanın

Gelsen bir gün çıkıp yıldızlarla geceme

Düşse dudaklarımdan adın gönül hücreme

Bir mavi gökyüzünü sunsam akşamlarına

Güneşler doğdursam nazlı bakışlarına

Ayın hilali gibi çizsem gönül yüzünü

Ağlayıp yıldızlarla döksem gönül hüznümü

Gecelerin sırrında ersem sevda sırrına 

Bir çöl karanlığında düşsem senin yurduna

Ayağında toz olsam yüzüm sürsem tozuna

Huzurunda kaybolsam düşsem gönül ufkuna

Alsa bir deli rüzgâr getirse o kokunu

Sarılsam doya doya koklasam o boynunu

Desem ki bir akşam daldığım bu rüyadan

Gözlerinin içinde kaybolduğum hülyadan

Bir gün doğumunda daha güneş doğmadan

Gözlerine bakarak binlerce kez uyansam

                                       Lütfi Kerem ASLAN 





9 Mart 2022 Çarşamba

"-MIŞ" LARIN İÇİNDE

Zamanda kayboldum zaman içinde

Bir garip yol buldum bu han içinde

Geçtim ötelere bin gam yüküyle

Yine de sonsuzluğa ulaşamadım 


Yıldızlardan yüce sevda içinde

Asumanlar yanar derya içinde

Ufuk çizgisinin inceliğinde

Gündüzden geceye varamamışım


Hoyrat başım bulutların içinde

Umutlarım unutların içinde

Hayretlerim elbetlerin peşinde

Daldığım rüyadan çıkamamışım


Giden gemi iz bırakır sularda

Gönül durulurmuş azgın sularda

Rüzgârın önüne kattığı dalda

Kuru bir yaprak bile olamamışım


Gönül ne söylese dil kabul etmez 

Sevdayı demeye sözlerim yetmez

Gidilen bu yoldan geri dönülmez

Yol bitip menzilime varamamışım.

                                      Lütfi Kerem ASLAN 

8 Mart 2022 Salı

SEVDİĞİM


İnce gönlüm kıran kışlar geçince 

Karlı dağlar düz görünür sevdiğim

Gecenin alnından gündüz öpünce

Nice güzler yaz görünür sevdiğim 


Baharın ardından yazlar saklıdır

Nağmeler gizlidir sazlar saklıdır 

Mızrabı vuracak teller saklıdır

Gönül telim saz görünür sevdiğim


Kelimeler biter sözler tükenir

Cümlelerin susar diller tükenir

Lugatlar, divânlar, sesler tükenir

Gönül gözün konuşursa sevdiğim 


Sevdanın közünde pişer yüreğin

Bir çift göz peşine düşer yüreğin

Bir ömür onunla yaşar yüreğin

Gözleri gözüne değmez sevdiğim


Nice baharları nice yazları

Onsuz çalar yürek ince sazları

Bir güzelin meftun eden nazları

Gönlüne mührünü basar sevdiğim


Kerem’im çekerim ben bu sevdayı

Terkettim dünyada kederi gamı

Verseler  elime güneşi ayı 

Seni ister, gönül seni sevdiğim. 

                                       Lütfi Kerem ASLAN 

 


7 Mart 2022 Pazartesi

ÜLKELER BİLİRİM


Ülkeler bilirim,yüreği parçalanmış mahzun

Dağlarında yaşama dair izlerden yoksun

Kalpleri mutluluğa zincir vurmuş ülkeler

Bir yağmurla açılmayı bekleyen kalpler

Göç başlar gökyüzünden habersiz

Kanat vururken yürekler sılasına

Kuşlar sevda umutlarıyla kanat çırpar

İçimde karanlıklar doğarken geceye

Ben de göç ederim bir ülkeden bir ülkeye

Mültecidir yüreğim şimdi senin ülkende

Benim ülkem artık senin yüreğinde

Mahzun gülüşlerim dolaşır topraklarında 

Mutluluk ülkendeki kuşların kanadında asılı

Gökyüzüne hayatın nefesini sunmakta

Ve ben de her güneş ülkende doğmakta

Toprağına ayak bastığım gün

Yüreğim tomurcuk tomurcuk sende açmakta

Şimdi büyümekte sevdam toprağında

Gönül ülkende bir bahar başlamakta

Dallarım çiçeğe yaprağa doymakta

Toprağım sevda suyuna kanmakta

Filizlenirken içimde güneşlerin doğuşu

Karanlıklar seninle parçalanmakta

Kuşların nefesleri ısıtmakta bu diyarı

Ve her nefes bir bulut olup 

Sevda yağmuru gibi toprağıma yağmakta

Uzak ülkelerden geldim ben

Ay ışığı yükleyip omuzlarıma

Üstüm başım ve kuşlarımın kanadı

Güneşli sevdalara muhtaç yaşamakta

Bir diyarın bilinmez mahzunluğu

Sevdalı yüreğimi hırpalamakta

Bu toprak başka, bambaşka 

Her tomurcuk sevda kokmakta

Her çiçek bir dalı her sevda bir yaprağı sarmakta

Ülkende bu garip gönlüm sevdasını aramakta

Şimdi ülken kadar geniş yüreğinde

Sana iltica eden garip yüreğimi

Bir bahar gibi sarıp sarmala

Toprağına düşen sevda tohumlarımla

Ruhumdaki karanlıkları parçala.

Ve toprağının koynunda saklı yağmurla

Benimle yeni bir bahara başla. 

                                      Lütfi Kerem ASLAN 


 



6 Mart 2022 Pazar

BOZKIR VE AĞAÇ


Boynumda ağır vebal 

Koynumda ağır sevda

Geçtim bir cenderenin içinden 

Sonu gelmez gecelerin karanlıklarında

Dağ başı yalnızlıklar yaşanırken ruhumda 

Güneşi bir seher vaktinde yitirdim

Ellerim şimdi sensiz bir bozkır

Suları çekildi göz pınarlarımın

Ayrılığa hüküm giymişken yüreğim

Sevdam dağ başları kadar yapayalnız 

Gönül atlarını sürüyorum bozkır ummanında

Geride bıraktığım yol toz duman şimdi

Sevdanın nal sesleri çalınıyor kulaklarıma

Yüzüm bin yıllık hasretler kadar yalnız

Bir ağaç gölgesi sevdan şimdi 

Koskoca bozkıra meydan okuyan

Bir ben varım toz duman içinde

Bozkırda bir ağaç gölgesi arayan

Toprak utancından çatlamış

Sevdanın tozlu kanatları 

Dağ başı bir yalnızlıkla parçalanmış

Bir ırmak gibi delice akan kanım

Yüreğinin ırmak boylarında konaklamış

Ben bir damla kanım şimdi

Sevda damarlarında yüreğine akan

Göz pınarları kuruduğundan bu yana 

Yalnızca sevda diye gözlerine bakan

Yüreğinin en hazin köşesindeyim belki

Sen aktıkça ben içinde sevda sevda kıvrılan 

Bilirim göz pınarlarının suya hasretini

Ben de sana hasretim şimdi

Yüreğinde pınar pınar kanayan.

Kıvrım kıvrım yüreğinde akarken sensiz

Öyle hasretim sana bozkırlar gibi 

Kurak, uzak ve gölgesiz. 

Ey gölgesinde huzur bulduğum

Bozkır ortasında yalnız ağacım

Yağmur ol gel toprağıma

Dağ başı yalnızlıklarla 

Bırakma beni sevdasız, gölgesiz. 

                                     Lütfi Kerem ASLAN 


5 Mart 2022 Cumartesi

BEN BENİ


Ömrün sükuneti ermekmiş murada

Bir çift gözde saklı kaldı yüreğim

El bağlayıp huzurunda durdum divana

Bir gönül ehline dal etti beni. 


Gözlerinde mânâ gönlünde huzur

El etti uzaktan dedi gel buyur

Gönülden gönüle çağırır durur

Bir sırrın içinde kal etti beni


Çağırır yakınken uzaktan beni

Gönlüme nakış nakış işledim seni

Duyduğum sesler hep onun sesi

Sesiyle gönlüne yâr etti beni


Adım adım her an önümde yürür

O gizli mânâsı peşinde sürür

Gönül gözümde hep o görünür

Gölgesinin peşinde dur etti beni


Aklımı gönlüme yâr eyledim ben

Kerem’im gönlümü nâr eyledim ben

Bir güzele gönlümü var eyledim ben

Güzel sevdasıyla kul etti beni. 

                                     Lütfi Kerem ASLAN 


4 Mart 2022 Cuma

HEYBEMDEKİ ŞEHİRLER


Hiçbir dünya telaşına değişmemiştin seni

Bu yüzdendi belki de 

Şehirlerden şehirlere göçüm

Oysa ben uçarken kendi gökyüzümde

Kırmak reva mıydı kuşların kanatlarını? 

Hangi hükmün mühürlenmiş evrağında yazar? 

Kanatları kırık kuşlara 

Gökyüzünün mahpus olması

Ben kanatlarımı kırdım 

Dünyanın çatısından düşüp

Mavi bir gökyüzünde 

Mor kuşaklı bulutlarda asılı kaldılar

Kirpik uçlarından dökülürken kanatlarımın gözyaşları

Şehirler ağlamaktaydı

Doldurdum kırık kanatlarımı heybeme

Düştüm şehirlerin gökyüzüne

Çözemediğim bir şeyler vardı şehirlerde

Yol aldım bulutların arasındaki patikadan

Aradım kendimi 

hiç usanmadan, 

bıkmadan, 

yorulmadan

Gökler açıldı gönlümün en derinine

Kapılardan geçtim şehir şehir içinde

Heybemde kırık kanatlar dururken 

Uçamaz kuşlar şehrin gökyüzünde

Şehirlerden sana yazılmış sözler toplarken 

Sesine sarıldım gökler ötesinden

Söyleyemediğim sözler içimde salınırken

Sana gelemedim yollar ötesinden

Yorgunlukların önemi yok, kaydedilmiyor

Kendimi kendimde kendim bulamıyorum

Kanatlarım kırılıyor

Gökyüzünde kollarına sarılıyorum 

Tutmuyor hiç bir bulut 

Hiç bir şehir sarmıyor 

Ve heybemdeki hiçbir yüz 

sana benzemiyor. 

                                      Lütfi Kerem ASLAN 




3 Mart 2022 Perşembe

YAĞMUR DOĞUMU


Bir telaş başlar gökyüzünde

Bütün heybetiyle bulutlar orada

Ve gökyüzü yalnız bir yağmur doğurmakta

Başını kaldırmış toprak gökyüzüne dalmakta

İklimler ötesi süren ayrılığın vuslat ânıdır.

Toprak yağmuru beklerken 

Göğsünü parça parça sevda diye yarmakta

Yağmur doğmakta yepyeni bir dünyaya

Toprak dalmakta bin yıllık bir sevdaya

Kuşlar diyardan diyara göçünü tamamlarken

Yağmur kuşların kanatlarına yağmakta

Rüzgâr en acı feryatlarla sancının sesini bastırırken

Ağaçlar yağmurla gelen bahara hazırlanmakta

Semada sesler doğudan batıya 

Batıdan doğuya yankılanmakta

Bulutlar yönünü yitirmiş sanki

Deniz inadına göğsümüzde kabarmakta

Yüreğim açık denizlerde bir gemi gibi salınırken

Gözlerin deniz feneri gibi yolumu aydınlatmakta

Vuslata hasret yüreğim sığınacak bir liman ararken 

Adı bilinmeyen bir ada gibi yüreğine sığınmakta

Yağmur yüreğinden kopan bir damla sevda

Ve mevsimsiz denizlerde saçlarıma yağmakta

Yüzümü döndüğüm rüzgarın elleri yüzümde dolaşmakta

Göğsümde gezinen rüzgar senin ellerin olmakta

Sancısını çektiğim yağmurum gönlüne gökten inerken

Semada yankılanan sesler senin sesin olup yüreğime dolmakta. 

Ve benim yüreğim toprak olmuşken

Dört yöne savrulmuş yedi rüzgarda seni aramakta. 

                                        Lütfi Kerem ASLAN 


1 Mart 2022 Salı

SEVMEK


Ağlamak vakti şimdi

Bir denizin engin köşelerinde

Yağmur olup inmek gözlerden 

Sessizce, dağlardan ovalardan akmak

Hayat denilen zamanın içinden ağlayarak

Düşmek bir ikindi vakti toprağa

Kanatmak yüreğinin attığı göğsünü 

Umarsızca koşmak çocukluğunun içinden

Dizlerinin yarasına aldırmadan

Ve büyümek yaralarınla,

içindeki sevdayı büyütmek ya da… 

Gençliğinin deli rüzgârlarında zamanı savurmak

İçinde bir sevda taşımak

Yüreğinin delice attığı,

kanının delice aktığı 

mevsimlerde kaybolmak

Ve durulmak

Ve vurulmak 

Gözleri şehla bakışlı bir ceylana

Gönül tahtına kurulmak sonra… 

Kaderine, kederine ortak olmak

Yol almak ömür boyu

Yoldaş olmak gönül boyu

Ve gözlerinin derinliğinde kaybolmak.

Yılları birlikte kovalamak

Aynı düşlere dalmak, aynı yastıkta uyumak

Birlikte yolculuklara çıkmak

Şu sonu belli dünyada 

Bilmediğin yollarda kaybolmak

Gülmek, ümit etmek, özlemek

Ve ölünceye dek 

Kırmadan, 

dökmeden, 

dağıtmadan sevmek. 

                                       Lütfi Kerem ASLAN 


BEKLEMEK

​ Bir bulanık ay vakti bir tozlu gece Gözler nemli uzakta kaldı öylece  Bir nefeslik ömürde sona gelince Bir selamın yele verdi bekledi Önün...