Gün batımından gün doğumuna
Ne kadar şehir varsa özlenen
İçinde sen varsın
Kokun yayılırken şehirlerin burçlarından
Hasretini çekmekteyim içime
Tarihinin derinliğine saklamış şehirler seni
Ve ben şimdi o şehirlerden biriyim
Kazdıkça yürek toprağımı
Tarihimden, yüreğimden sen çıkmaktasın
Gökyüzüm eski zamanlarda kalan
Ve yüreğimden akan suskun bir nehir
Sen bahçeler kuruyorsun
Yüreğimin kıyılarında
Eski bir sevda bahçesisin yüreğimin yamaçlarında
Bir yanı sen oluyorsun akan nehirin
Diğer yanı ben
Kadim sevdamın şehri
Koynunda nice âşıkları saklıyor
Ve suskun bir nehir yüreğinin kıyılarına akıyor
Suladığı topraklarda
Sakladığı âşıklar bir sevdalı çiçek olup açıyor
İçimde çiçekler açtıkça
Coşkun sularım yolculuklara çıkıyor
Yollar açılıyor içimde
Sevda sınırını aşan yollar
Ve gözleyenler yollarımı
Gözlerini yollarıma yatırıp bekleyen gözler
Ayrılık surlar örmüş gönül sınırlarıma
Deli taylar gibi kaçmak geliyor içimden
Suskunluğunu bozmuş nehirler gibi coşmak sonra
Ve bir şehrin kalbinden geçer gibi
Sana doğru akmak geliyor içimden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder