Boynumda ağır vebal
Koynumda ağır sevda
Geçtim bir cenderenin içinden
Sonu gelmez gecelerin karanlıklarında
Dağ başı yalnızlıklar yaşanırken ruhumda
Güneşi bir seher vaktinde yitirdim
Ellerim şimdi sensiz bir bozkır
Suları çekildi göz pınarlarımın
Ayrılığa hüküm giymişken yüreğim
Sevdam dağ başları kadar yapayalnız
Gönül atlarını sürüyorum bozkır ummanında
Geride bıraktığım yol toz duman şimdi
Sevdanın nal sesleri çalınıyor kulaklarıma
Yüzüm bin yıllık hasretler kadar yalnız
Bir ağaç gölgesi sevdan şimdi
Koskoca bozkıra meydan okuyan
Bir ben varım toz duman içinde
Bozkırda bir ağaç gölgesi arayan
Toprak utancından çatlamış
Sevdanın tozlu kanatları
Dağ başı bir yalnızlıkla parçalanmış
Bir ırmak gibi delice akan kanım
Yüreğinin ırmak boylarında konaklamış
Ben bir damla kanım şimdi
Sevda damarlarında yüreğine akan
Göz pınarları kuruduğundan bu yana
Yalnızca sevda diye gözlerine bakan
Yüreğinin en hazin köşesindeyim belki
Sen aktıkça ben içinde sevda sevda kıvrılan
Bilirim göz pınarlarının suya hasretini
Ben de sana hasretim şimdi
Yüreğinde pınar pınar kanayan.
Kıvrım kıvrım yüreğinde akarken sensiz
Öyle hasretim sana bozkırlar gibi
Kurak, uzak ve gölgesiz.
Ey gölgesinde huzur bulduğum
Bozkır ortasında yalnız ağacım
Yağmur ol gel toprağıma
Dağ başı yalnızlıklarla
Bırakma beni sevdasız, gölgesiz.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder