Sere serpe bir yağmur başlıyor apansız
Yüreğimi, üşüten toprak kokusu sarıyor
Pencerelerde bekleyişler sessiz sedasız
Kanadı ıslak kuşlar pervazlarda, pervasız
Uzaklarda kulakları yatırıp dinlerken seni
İçimde sevdanı haykıran yağmurun sesi
Ellerimi yıkamalıyım yağmurun sesiyle
Ellerim eline değmeli yağmurun nefesiyle
Bir damla düşerken gökten gönül çölüme
Kuruyan dudaklarım şahittir sevdiğime
Şahittir yağan yağmur, çakan şimşek
Ve şahidim sana yağmurda açan çiçek
Damla damla çiçekler düşerken yüzüme
Baharlar getirirsin üşüyen gökyüzüme
Salınır içimde sensiz gökyüzünün sarkacı
Yağmurla silinir şimdi gönlümdeki her acı
Gökte zamansızlığın kaybettiği zamanı
Senin şehrinde saklar yalnız bir hancı
Düşerken geceye seni yazan satırlar
Her damla kelimede gönül seni hatırlar
Yazamaz yalnızlığı hiçbir söz hiçbir satır
Gökten düşen her damla yüreğimi sızlatır
Gece usulca çekilir zayıf,titrek bedenimden
Yağmurdan sıyrılarak geçerim derininden
Senden ayrı ruhum bir ıslak toprak şimdi
Beklediği diyarda yağmurlarla gömülmeli
Çiçekler ekmeli ellerin toprağımın üstüne
Ve her damla çiçeğe senin elin değmeli
Bir yağmur gibi gelmeli yağmurlarla sesin
Toprağımın üstüne eğilmeli nefesin
Tutarım belki nefesini toprak kokan elimle
Göğsümde saklarım seni bütün benliğimle
Bekletme yıldızsız kararan gökyüzümü
Bir yağmur sonrasında al götür hüznümü
Kavuşsun ellerim yağmur dolu kokuna
Gözlerimiz buluşsun gökyüzü boşluğunda.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder