Sen bir eylül olursun…
Güzün sarı yapraklarına adını yazdığım
Gönlümde solmayan bahar
Gözümden göğsüme dökülen
Sessiz, yalnız bir yaprak…
Dallarını yağmurun dövdüğü
Bir ağacın ıslak göğsü olursun
Yaslansam gözünden yapraklar kopacak
Yağmurun hikayesini anlatırsın
Ağacın saçlarını sarartacak.
Dökülürken ömrün takviminden yapraklar
Yüzün bir güz gecesi gibi aklımda kalacak.
Bir güz serinliğinde gecenin gözlerinde
Yıldızlar yine oradaydı, orda kalacak
Ay parçalarken suretini cümlelerin
Sözlerim uykusuna dalıyordu hecenin
Sen uyurken sararmış yapraklar içinde
Benim yapraklarım solacak
Sessiz bir güz gecesinde
Kuruyan dallarıma ağıt yakarken eylül
Benim içimde kelimeler kaybolacak.
Hüzün içine çekecek geceyi
Ben hüznü çekeceğim gece yerine
Şahitlik edecek yıldızlar yokluğuna
Yokluğunun yanıp sönen ışığına
Sen yol alırken bilinmez bir eylüle
Benim yüreğim sararıp solacak
Sararmış bir güz serinliğinde.
İçimde sararmakla kalacak duygular
Sararıp dökülen kelimeler kadar
Hangi mevsim seni soldurur ki böylesine
Hangi sözcük anlatır ki seni
Ve hangi sararmış yaprağa yazılır ki
Eylül kokan hasretler düşerken
Senden arta kalan parçalanan gökyüzüme.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder