Bir rüzgârım şimdi
Dağ yamaçlarında açan çiçeklerle esen
Yılkı atların yelelerinde dinlenen
Saçlarımı okşarken bulutlar
Dağ başlarında sensiz gezinen.
Bilmem ulaşır mı ellerim sana
Sarı başaklar gibi saçlarını tarar mıyım?
Yalnız bir ağacın koynunda
Yapraklarını öper mi dudaklarım?
Gölgesinde konaklar mı gönlüm?
Gün gelir sarılır mıyım dallarına
Delice, dilediğimce?
Denizlerin serinliğinden bir parça
Serper miyim kavrulmuş yüreğine?
Çıktığın sevda yoculuğunda
Yeter miyim gemilerinin yelkenlerine?
Gönlümün limanında demirlerken gözlerin
Bir deniz dinginliğinde düşer miyim ellerine?
Sahiller boyu uzanan kumlar gibi
Serilir miyim ayak uçlarına?
İçinden geçip gelirim oysa
Nice karların, fırtınaların, yağmurların
Ellerim üşür adam akıllı
Isıtır ya ipek saçların onları.
Gün olur düşerim kapına
Girsem vuslat
Kalsam kapında öylece
Hasret olur adım.
Oysa ben bir rüzgarım
Yüzünde sevda diye kalmalıyım.
Göklerden geldim ben
Senin gözlerinde gökyüzü olmalıyım.
Yıldız yıldız gönlüne düşüp
Ömrüm yettiğince gözlerine bakmalıyım.
Sarmalı kollarım bir yaz sıcağında seni
Saçların rüzgâr kokmalı
Çiçekler açmalı yanaklarında
Bahar olmalı kavuşmaklığın bir diğer adıda
Bir ada rüzgârı gibi gönlümden gönlüne akmalıyım
Dedim ya ben bir rüzgârım şimdi
Ellerinin boşluğunda yıldızlar akan
Yalnız dağ başlarında yüreğinde sevda taşıyan.
Sevdiğini gönlünde fırtınalarla yaşatan.
Lütfi Kerem ASLAN
Yüreğine sağlık abim. 👏👏
YanıtlaSilEyvallah kardeşim teşekkür ederim
Sil