Siyah ve beyaz şehirler gibiyiz.
Aynı şehrin karanlık sokaklarında
güneşler soluyoruz.
Gönlümüzden yüceye giden yollar var.
Sen kavuşmanın en beyaz hali
Ben ayrılığın en siyahıyım.
Sen şehri aydınlatan güneş,
Ben gökyüzünü karartan geceyim.
Sen gökyüzü kadar mavi,
Ben bulutlar kadar siyahım.
Sen yıllarca arayıpta bulamadığım
Umudum, inancım, sevdalığım…
Kavuşmayı özlediğim namlı masal sevdalım.
Yüreği elinde bir çocuğum ben,
Elleri çığlık çığlık yüreğini sana vermek isteyen.
Yağmurlarla getirdim yüreğine gözlerimi.
Gözlerimden döktüm yüreğine sevdamı.
Vuslat çok uzaktı oysa…
Ve dokunuyordu yokluğunun yalnızlığı sevdama.
Sonra suları çekiliyor gökyüzünün gözlerimizden,
Yüreğimin çorak topraklarında,
Sensizliğim kalıyor göz pınarlarıma.
Rüzgâr bu kadar dağıtmamalı suları,
Göz pınarlarından gökyüzünün gönlüne akmalı
Sararan benzimi, yapraklar gibi eteğinde toplamalı.
Savruluyorum oysa en deli rüzgârlarla gönlüne.
Yıkıp geçmekteyken zamanın elleri gökyüzünü.
Bütün damlaları çekilmekte gökyüzünün gözyaşlarının
Hayatımın içinden sensiz bir rüzgâr geçmekte.
Yalnız, korkulu bir rüzgâr sensiz esmekte.
Deniz kokunu duyamasam da,
Dağ gibi güzelliğini seyretmek yetecek oysa
Bir buselik ömrüme.
Eskittim ömrümden bütün yorgun ayrılıkları
Gökyüzüne astım yorgun yürek adımlarımı
Şimdi şehrin güneş solunan çıkmaz sokakları sana çıkmakta.
Gözün gökyüzüme her değdiğinde yüreğimde ihtilâl olmakta.
Bambaşka bir sır, bambaşka bir büyü sarmakta bedenimi.
Sırrına bağlandığım, hayaline ağladığım
Boğazımda düğümlenen iki çift sözüm,
Dilimin lâl, gönlümün melâl olduğu ânım,
Gözümden süzülen iki damla gözyaşım,
Hissedip de yazamadığım,
Kifayetsiz kelimelerle anlatamadığım,
Bitmemiş gökyüzüme konulmuş üç noktam…
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder