Şimdi solgun rüzgârlarıyla zaman
Yorgunca süzülür penceremden
Akşam bir demli çay gibi çökerken
Zamanı eritirim yalnızca gecemde
Kuşlar göç etmiştir viran senelere
Yıldızlar konar yorgun pencereme
Gece örterken örtüsünü üzerime
Ay karanlığı süzülür yüreğime
Odamın duvarlarını hüzne boyarım
Bir el uzanır apansız pencereme
Ve ben yalnızlığımla yalnız kalınca
Hüzünlü duvarlarla yalnızlığa ağlarım.
Gecenin neminden gözüme düşen pay
Ruhumun yalnız kulağını çınlatır.
Esir düşer uykusuzluğa gözlerim
Yüreğim gecenin zindanına seni anlatır.
Şarkılar geçer film şeridi uykusuzluklardan
Her sahnesinde ağlayan duvarlar vardır.
Süzülürken kokusuyla pencereme ay
Gökyüzünün buhurdanlıklarından
Odamın içini yalnızlık kokusu alır.
Yorgun gecenin ellerini bırakır zaman
Sabahın ışıldayan yüzü penceremde
Sıvasından hüzün dökülen duvarlardan
Pencereme yansıyan yalnızlık kalır.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder