Popüler Yayınlar

1 Ocak 2022 Cumartesi

UCU YANIK MEKTUPLAR


Zamanın kapatamadığı sayfalarda

Mürekkeplerini biriktiriyorum. 

Keşkelerin, 

Eyvahların, 

Hüzünlerin, 

Harflerini kovaladığım cümlelerin, 

Adı konulmamış zamansız ayrılıkların, 

Kahır diye yazıyorum adını. 

Bir kış akşamının kızıllığında

Tipi, boran, kar… 

Hiçbiri de acıtmıyor ayrılığın kadar. 

İçimin yangınında yakıyorum, 

Sana yazdığım mektupların ucunu. 

Pulları kalbime mühür gibi vurulmuş. 

Gittiğin diyarlar uzak, 

Yolları çetindir bilirim. 

Sana ulaşmak için yüreğim çiziyor 

Yol haritalarımı. 

Bilmek, seni uzaklarda düşünüp bulmak. 

Oysa kalbimin içinde taşıyorum seni

Bu bir beyhude aramak. 

Ucu yanık mektuplara sarıp 

Sevda kokusunu

Bilinmez bir diyara postalıyorum. 

Ömrün son istasyonu bu artık. 

Son yolculuk

Son vuslat… 

Ceplerimde ucu yanık mektupların külleri

Ben gittikten sonra sana ulaşacak. 

Uzun tren rayları gibi ömrüm

Bir yanı sevda bir yanı yasak. 

Sevda hasret, vuslat yasak… 

Bir tren bağırtısı sanki gönlüm

Dokunsan sen diye bağıracak. 

Kırdığım aynaları aldım karşıma

Hangisine baksam sen… 

Güneşi sarıp boynuma 

Nereye taşısam sen

Yıldızlar şahittir oysa 

Yalnız olmadığıma… 

İstasyonlarda beklediğim sen. 

Her ses senin sesin. 

İçimdeki mektupları okumaktasın. 

Bir kış akşamının kızıllığında, 

Ve yanmakta içimde bir yerler, 

Sen okudukça. 

Bir kuyuya düşüyor gözlerim, 

Karanlığında duyduğum senin sesin

Gözlerim duymasada 

Yüreğimde yankılanmakta yüreğin. 

Gel ey sevda yağmurlarıyla 

Mektuplarımı ıslatan. 

Baharlar müjdele satırlarıma

Bir kış akşamının kızıllığında 

Çiçekler ek ellerinle

Ucu yanık mektuplarıma. 

                           Lütfi Kerem ASLAN 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BEKLEMEK

​ Bir bulanık ay vakti bir tozlu gece Gözler nemli uzakta kaldı öylece  Bir nefeslik ömürde sona gelince Bir selamın yele verdi bekledi Önün...