Usul usul dökülürdü kelimeler dudaklarından
Mutluluğun resmini çizerdi şiir gibi
Benim kalemimden yüreğine mutluluk akardı
Yüreğimi naif bir şiir gibi okurdu
Gönlüm yüreğinin satırlarında kaybolurdu
Gözleri bağışlanmış bir ömür
Ömrüme ömür katardı
Yolsuz yordamsız yüreğimin
Eğreti bakışlarını yazardım acı rengi sayfalara
Hüzün damlardı kalemimden
Gecenin yorgun bakışları uyuturken zamanı
Düşlerinde yaşanmamışlıkları görürdü
Koynuma güneşler doldururdum
Her sabah penceresine bırakırdım
Bilirdim kuşları ve gökyüzünü sevdiğini
Masmavi aydınlıklar getirirdi hüzün ülkeme
Yüzü aydınlığım olurdu.
Üşüdüğüm bütün sabahları
İçimi ısıtırdı mısra mısra yazılmış gözleriyle
Kalemimden yağmurlar damlardı
Gönül iklimini bahara döndüren yağmurlar
Sert sakallarımdan dökülürken
En acımasız mısralar
Ellerinde kaybolan zamanı getiren
Şiir mevsimlerine dönüşürdü
Elleri bir şiirin yürek sızlatan en ince mısralarıydı
Gözleri şiirin içinden akıp geçen bir nehir
Nehirler dolusu severdi, coşkun,sevdalı
Yüreğime yazılmış ölçüsüz sevda şiiri
Çığlık çığlığa kalırdı sevda sözleri
Dağlardan akıp gelen iki ırmak gibi
Gözlerimiz birbirine sevdalı
Kelimeler mısralarla buluşur
Gözlerimiz asırlar boyu sevdalı
Aynı zamanın geçmişten gelen sevdalıları
Yüklenip kelimeler ağırlığınca sevdayı
Yüreklerimize taşırdık satır satır.
Ve yazılmamış bir şiirin mutluluk resmiydi
Sevdamız
Kalemin kağıda, kelamın mânâya aşkı
Gözlerin bakışa, sevdanın nakışa aşkı
Nakış nakış kelimelerle işlediğimiz gözlerimizin aşkı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder