Baharı beklemek seni beklemekti.
Kaç bahar geçmeliydi daha
Ömrümün durgun sularında?
Suya yansıyan yüzünde
Kaç yağmur ıslanmalıydı?
Kaç türkünün sözleri ağlamalıydı?
Kaç mevsim daha kış olup şakaklarıma yağmalıydı?
Kaç gece ağrılı, sancılı sevdalara sığmalıydı.
Kaç şafakta güneşler doğmadan batmalıydı?
Kaç gece gözlerim hasret nöbetleri tutmalıydı?
Kaç uykudan firar etmeliydi sensiz rüyalarım?
Kaç defa sürgün edilmeliydi gönlüm
Ömrünün peşi sıra?
Ve kaç bahar daha yaşamalıydık
Böyle hasretle?
Oysa…
Bir gökyüzümüz olsun isterdim.
Baharlar getiren,
masmavi,
Berrak…
Gönül bahçeni bahar çiçekleriyle süsleyen
Mevsimler ötesinden kokusu duyulan
Bir de bulutlarımız olmalıydı
Gönlümüzün derinliklerine sürdüğümüz
Dağların doruklarında hoyratça gezinen
Ve sen olmalıydın yanımda
Gülüşüyle baharlar getiren
Gönül bahçemde çiçekler yeşerten
Rüzgâra, yedi iklime kokusunu veren
El verirken rüzgâra çiçekler
Senin ellerin yüzümde olmalıydı
Baharlar gibi gezinen
Konuşmadan anlatabilmeliydim
Bulutlar gibi ağlamadan
Gökyüzünün gönlüne girebilmeliydim.
Özleyince, gök ile yerin nasıl
Yerle yeksan olduğunu
sana gösterebilmeliydim
Bulutun gökyüzüne
Çiçeğin bahara
Yaprağın ağaca durması gibi
Sana kavuştuğumda
evime döndüğümü hissedebilmeliydim
Benim gökyüzümden senin şehrine göçmeliyim artık
Sensiz yazılmış şiirlerin satır altlarını
Seninle çizmeliyim.
Ve baharı, zemheri gönlüme
seninle getirmeliyim.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder