Su gördüm düşümde.
Toprağa ince ince düşen bir su.
Beni sırılsıklam ıslatan,
Islatırken ruhumdaki ateşi harlayan
Berrak, katkısız bir su.
Gökyüzüne düşüyordu önce
Maviye boyuyordu kapkara bulutları
Güneşin benzi sapsarıydı
Kaçıyordu kapkara bulutlardan
Rüzgar ardınca kovalamaktaydı
Bense düşler kuruyordum düşümde
Sevdaya dair.
Yeryüzüne her fısıldayışımda
Gökten onun sesini duyuyordum.
Ona ulaşmak imkansızdı
Varlığından ümitli
Şefkatinden,
merhametinden,
anlayışından yoksun
Yağmur tanelerinde arıyordum onu
Bulutta, güneşte, denizde
Maviliklerin uçsuz bucaksız derinliklerinde
Belki hiçbirinde değildi
Belki de hepsinde…
Avuçlarımı açıp gökyüzüne
Onu bekliyordum düşer mi diye.
Yağmur toprağa düşüyordu ince ince
Sevda kalbime.
İnsan arar,
Aradığını bulur,
bulduğuna kul olur diyordum kendimce
Aramadım oysa
Yanı başımda, bulut bulut bakan maviliklerde
Aramadım derya kadar sonsuz bakan
Bir çift gözde.
Değince gözleri gözlerime
"Buldum!" dedim deli yüreğimce.
Yağmurlar boşaldı sağanak sağanak
Bozkır gönlüme.
Kayboldum derinliğinde
Gözleri gözlerime değince.
Aldı götürdü beni.
Aklın ucu bir bulut maviliğinde sevdaya değince.
Bekleyen ben,
Beklenen sendin gönlümce.
Ruhum ilmek ilmek işlendi.
Gönlüm nakış nakış el verdi gökyüzüne gönlünce.
Toprağa düşünce yağmur
Yanaklardan ince ince...
Gökyüzünde uyandım ben o gece.
Yıldızlar şahitti, ay şahitti.
Sevda hükmünü verdi o gece.
Mahkumdum artık gönül dilediğince.
Gönlüme yağmur yağmur kelepçeler vurdum.
Artık senin kulun oldum, senin dileğince..
LÜTFİ KEREM ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder