Mektuplar getirirdi güvercinler ak kanatlarında
Masal diyarından sevda dağlarına
Ucu yırtık yanmış mektuplar…
Yalnızlığımı bölüşürdüm kalemimle
Kağıt bir masal diyarı olurdu kalemimin önünde
Kalbin kalbimin üstüne bir bulut serinliğiyle sevda sağanakları dökerdi masalsı diyarlarda
En güzel ninnilerini söylerdi masalın mektupta anlattığın rüzgârlar
Yılkı atları gibi koşarken sevda içimde
Yamacında gezindiğim dağlar masal diyarlarına dönüşüyordu
Sonra sen masalım oluyordun ayçiçekleri içinde
Sana bir mektuptan daha çok ihtiyacım vardı masalım.
Çünkü sen, bulutların rengini konuşabileceğim tek kişiydin
Düşüncemin tınısını kulaklarımda sesiyle, büyüsüyle bana yeniden hatırlatan sen.
Uzun bir ayçiçeğinin yüzüne baktığımda bana tüm çekirdekleriyle gülümseyen tek kişi, sen
Toprağa yürüyen su, dağ başlarında açan yalnız çiçek, ağacı bütün güzelliğiyle bezeyen yaprak sen.
Geçtiğim patikalar masal diyarlarına, senin diyarına, götürürken beni mektup taşıyan güvercinlerin ak kanadına saklamıştım sevdayı
Bir şiiri kıskandıran gözlerin denizaşırı sevdalara salmaktaydı yüreğimi
Belki bir ormanın masalsı tenhalığında ay ışığına taşımaktaydı güvercinler mektupları
Daha kaç satır yazılıp yazılıp silinecekti hasret ağacının vuslat yapraklarına
Kaç mektubu geri götürecekti güvercinler kaf dağının ardına
Kaç kalem kağıda olan sevdası için kendini kıracaktı
Kaç sevda ateşi mektubunu yüreğinde yakacaktı
Yitik bir mektubu bulmak için düştüm masal diyarlarının tozlu yollarına
Baktım ki o diyarda;
Evvel zaman içinde
Zaman benim içimde
Mektup masal içinde
Sen masalın içinde…
Yaşanmamış sevdalara yazılmamış mektuplar yollamak gönlün kapısını gökyüzüne aralamak gibidir…
Vesselâm
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder