Bir ben vardır bende benden içeri
İki de göz vardır ondan içeri
Ayrılamam o gözlerden
Mehtabın yalnızlığında seyre dalarım
Uyurken ay ışığının koynunda deniz
Gökyüzünde sallarım en güzel duygularımı
Gecenin karanlığına sakladım seni
Yıldızlar güzelliğini kıskanmakta
Ve koynumda iki göz uyumakta.
Saçlarının sarısı karışmış gözlerinin rengine
Yıldızlar güzelliğine benzemenin peşinde
Uyut gözlerini göğsümde
Göğsümün sol yanı onlara en güzel ninnilerini söylemekte
Yıldız yıldız dolaşıp adını yazmaktayım gökyüzüne
Gözlerin koskoca karanlığı kaplamakta
Geceye en güzel mavilikleri katmakta
Bırak kapatma gözlerini
Mavilikler gecede gözlerin bende kalsın.
Kaparsan eğer gözlerini geceden korkacağım
Sorulur yıldızlarca karanlık sebebim
Rüzgârlar uğultusuyla titretir göğsümü
Yatağına kırgın akar ırmaklarım
Ne olur kapatma gözlerini göğsümde uyutacağım
Buluttan ve yağmurdan çekilir ellerim
Saçlarına ulaşmak için yol arar
Karanlıkta ışık olur yol açar bana gözlerin
Dağların ardındaki Ferhat
Çöllerde gezen Mecnun
Ateşlerde yanan Kerem dir gözlerin.
Kâh görünen Şirin
Kâh deliren Leyla
Aslı'nı soracak olursa eğer
Kerem' de saklı bir sırdır gözlerin
Zamanın kubbesinde
Gün müdür, ay mıdır, yıl mıdır gözlerin
Gönlümde oturduğun taht mıdır gözlerin
Açtı gözlerin bana bütün kapılarını
Gönül ufkuna sürdüm sevda denen atımı
Gülümsemenden duydum bin yıllık feryadını
Feryadına yabancı değil şimdi yüreğim
Söyle,seyreylediğim mehtabım mı gözlerin
Göğsümü hangi düğümle bağladın gözlerine
Ne güzellikler kattın şu kısacık ömrüme
Sensiz yapamıyorum gözlerin yaşadıkça
Gönlünden kopamıyorum yüzün bahar oldukça
Gözlerine baktıkça huzuru kokluyorum
Gözlerini her gece göğsümde uyutuyorum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder