Bir gün şehre bir adam geldi.
Yüreği elinde kan revan içinde.
Su görmüştü düşünde.
Yüreğini kanatan acıyı bulmak ve onu temizlemekti amacı.
Sordu bir meczuba:
"Neden kanar bir yürek?"
Meczup gözlerini dikerek:
"Aradığını bul.Cevabı suyun içinde."diyerek cevapladı.
Düştü suyun peşine.
Düşündü suyun peşinde.
İnsan gönlü su gibidir.
Bazen coşup çağlayıp bazen susup ağlayıp yatağını bulur.
O halde bulmalıydı gönlü o suyun yatağını.
Temizlemeliydi yüreğini suyun en saf haliyle.
Su hakikatti,şefkatti,merhametti,muhabbetti.
Su insanın gönlündeki sevgi ve samimiyetti.
Sevgisi su gibi samimi olmayanın şefkati görünmezdi.
Sevgiyi görmek için de gönül gözü gerekliydi.
Dolaştı şehri günlerce,aylarca yüreği elinde.
Sahip çıkan olmadı kalakaldı öylece.
Çekildi inzivaya bir köşede sessizce.
Sevdası uğruna koydu yüreğini önüne.
Aramaktaydı o sırada yüreğini kaybeden bir handan.
Neredeydi mutluluk neredeydi yüreğiyle arayan ve ağlayan.
Kimin gönlünde kaybetmişti aradığı yüreğini.
Kim almıştı da geri vermemişti.
Dolaştı yüreği kadar yorgun sokaklarını şehrin.
Gün rengini kararttı,gece yıldızları ağarttı.
Bilirdi yüreğini kaybettiğinden beri gece sancılı ve ağırdı.
Bölünecek uykuları,dinlenecek duyguları ve sevda dilenecek yüreği yoktu.
Simsiyah örtüsüne gecenin yarenlik yoldaşlık edecek kimi kimsesi yoktu.
Yürek olmazsa neye yarardı insan?
Yâri, yâreni,dostu, arkadaşı,aşkı sevdayı nerden bilirdi?
Gece ninnisini söylerken sokaklar sessizce uyumakta adamın yüreği örselenmişliklerini saymaktaydı.
Sessizce geçti adamın önünden.
Sevdiği o türküyü söylerken içinden.
Gece mehtaba dalmış yaprak suya uyanmıştı.
Handanın gözleri daldı, gördü yürekteki kanı.
Adam dedi:
Ey handan ne istersin bu candan?
Yürek yarım ararım elindeki canandan.
Suyun sırrını sordu:
Nedir sırrı ey handan?
Gözyaşım canandır başka bilmem ağlayan.
Uzattı yüreğinin yarısını da adam
Vuslata erdi yürek temizlendi o an.
Yüreğinin yarısını taşıyanı bulup vuslata erdirmek umuduyla.
Vesselâm…
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder