
Sonsuzluk bahçesinde sükûta ermiş gece
Gökkubbe yalvarırken uzaklaşan güneşe
Uzakta uyanan yıldızların nabzını dinle
Yalnızlığın şarkısını onlarla birlikte söyle
Bir güvercin kanat çırparken karanlığa
Uzansın ellerim o büyük sonsuzluğa
Yüreğimden çekilirken güneşin serin ateşi
Yanağımdan süzülür gecenin nemli güneşi
Esrarlı bir bekleyiş yükselirken gecede
Adın yazılmıştır sonsuzluk bahçesine
Bahçedeki çiçekler sende açar yalnızca
Sıyrılır sonsuzluktan düşer ince bir ruha
Ruhun gökyüzünün incecik eli gibidir
Sonsuzluğu sarmalayan saçlarının telidir.
Susamış ceylan gibi dökülürken yıldızlar
Ay ışığı gözlerin gözlerimde parıldar
Gökyüzü bir deniz gibi çalkalanır içimde
Mevsimleri eskittim sonsuzluk bahçesinde
Sonsuzluk zamanda kaybolmuş bu bahçede
Yıldızlar uyutulmuş sonsuzluğun içinde
Rüyaların kıskacında bölünürken her gece
Gözlerim dalıp gider sensiz düşüncelere
Yüzünü aksettirir aynaların gökyüzü
Sonsuzluk eşiğinde buldum ben o ay yüzü
Zamanı durdursa da akan bütün nehirler
Silinsede bu bahçede bütün sesler ve renkler
Seni söyler her gece ağaçlar ve çiçekler
Sonsuzluk bahçesinde seni bekler bu gözler
Şimdi yorgun gecenin dudaklarında ismin
Gökyüzüne asılmış deniz gibi bir resmin
Uykulardan kaçarım her gece seni görmeye
Sonsuz bir gökyüzünde gönlüne el vermeye.
Zamanın varlığını unutturan sevgindir
Geceye rengini veren o güzel gözlerindir.
Bırak dolaşsın yıldızlar saçlarımda bembeyaz
Gönlüm adını andıkça etsin sana bin niyaz
Göğünden gönlüme sayısız yıldız aksın
Gönül gözün gönlümün gözbebeğinde baksın.
LKA GAZİANTEP 31.10.2025
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder