Kaç kapının eşiğinde beklerim şimdi?
Kaç rüzgâr siler gönül bahçemdeki ayak izini?
Kaç kapıya çilingir olur yüreğim,
Açmak için binlerce kırık kilidi?
Ellerin dolaşır hâlâ rengi solmuş gökyüzümde
Karanlığı yarar, yıldız yıldız ağarmış saçlarım
Omuzlarımdan akıp düşerken kâbuslar
Kaç sabaha daha uykusuz uyanırım?
Şafaklar sökmez olur pencerelerde
Ben söküklerini dikerim göğsümün
Dikiş tutmaz yaralarım bilirim
Bilirim bir kapının arkasında
Sırlı aynalarda saklıdır yüreğim.
Bir kırık kapıya dönmüştür viran ömrüm
Sesler kovalar birbirini çıkmaz sokaklarda
Her yara bir kör kuyudur saklımda
Gökyüzünden alırım haberlerini
Kaç bıçak saplanmıştır gönül yurduma?
Bir gece bir kapının açılır kırık kilidi
Maveradan masivaya geçerken ömrüm
Çıkar gelir göğsümün tam ortasından
Bir deli rüzgar, bir gümrah ırmak
Gözlerimden boşalırken yağmurlar
Kapıların kilidi kırılır sağanak sağanak
Kaç kapının eşiğinden geçerim bilmem
Her gece rüyalarından gelip geçerken
Gün gelir ellerim değer eline
Kaç şiir kalır kapıların ardında bilmem.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder