Popüler Yayınlar

29 Mayıs 2022 Pazar

GEÇTİM


Şu mavi çatının kubbe altında

Bir hasreti bin yıl ile bölüştüm

Oturup gecelerce ayın altında

Yıldızlarla senin adın söyleştim


Gün oldu karardı gündüz güneşim

Gün oldu sarardı sensiz gülüşüm

Gün oldu karanlığa daldı düşlerim

Gökkubbede bulutlarla dertleştim


Karanlığa dalarken gözümün feri

Sevdamdan atmadım bir adım geri

Kalbimde durduğun o ince yeri

Sıratım bilerek sevdanla geçtim


Ne hafta ne sene ne de mevsimler

Uykuları kovsada sensiz geceler

Gökyüzünde dilim seni heceler

İsmini geceye yazdım da geçtim


Uzaktı gözlerin bir yıldız kadar

Yıldızlar hüznüme ümitler satar

Gönlüm yıldız gibi gönlüne akar

Gözlerini gökte gördüm de geçtim


Gözlerin gecede uzak bir hayal

Gönlüm gecede gönlünü arar

Bir ömür uğrunda ben diyar diyar 

Geceleri rüyandan geldim de geçtim. 


Vardım rüyadan öte gönül yurduna

Durdum yüreğinin en kuytusuna

Düştüğüm hasretin kör kuyusuna

Senden habersiz düştüm de geçtim.

                                      Lütfi Kerem ASLAN 

18 Mayıs 2022 Çarşamba

İĞDE KOKUSU


Bir bahar sabahına uyanırım

Penceremden iğde kokuları süzülür 

Yüreğimi uyandıran bahar değil

Yokluğunda kokladığım ince sızıdır. 

Bilirim senin diyarında da açmıştır iğdeler

Kokusu saçlarının rengine benzer

Ve senin saçların kadar

Gözlerinde binbir türlü bahara benzer

Yalın ayak düşerim sapsarı bozkırın ortasına

Ceplerimde yüreğinin kokusu iğdeler 

Yokluğunun korkusu ise ruhumu iğneler

Kimi gün olur kalırım bir başıma

Bozkırda yalnız bir ağaç gibi

Kimi gün olur dalarım iğde kokusuna

Gözlerinde bir hayale batmış gibi

Şimdi baharın rengi dolmakta içime

Sensizliğin kokusu dolmakta 

Bahçede kokan iğdeme

Sen ki nazlı bir çiçeksin iğde dalında

Kim bilir hangi baharda çıkacaksın

Bir papatya falında

Bak gelincikler sarmış dört bir yanını

İğde kokusu almış gönül yangınını. 

Hangi yağmur söndürür bu yangını

Hangi çiçek taşır senin adını

Yakışır mı bir çiçek gözlerinin rengine

Ellerim nasıl ulaşsın saçlarının teline

Gönlüme kokunu bir kerecik gönderde

Uykularımı bölsün iğde kokunla gece

Bahçemde açan çiçek yalnız sen olmalısın

İğde kokunla sen gönlüme dolmalısın

Bahar senin kokunda ellerimde kokmalı 

İçimde sakladığım iğde kokun olmalı

Bir örtü gibi örtmeli üstümü bahar

Örtüsünde yalnızca senin gönlün olmalı.

                                        Lütfi Kerem ASLAN 

17 Mayıs 2022 Salı

GELMEDİN


Kırk hasreti sakladım kırk senenin içinde

Payıma kırık vuslatları düştü gelmedin

Kırk gecenin yorgun düştüm üçünde

Zamanı kırk hasrete böldüm gelmedin


Hasretinle bulandı kırık gönlün suları

Vuslatına dayandı kırk yıl gönül duvarı

İçimdeki ayrılığın kırık coşkun suları

Kırk gözeden sensiz aktı yine gelmedin


Toprak olup yollarına öyle serildim

Sevda ateşiyle kavrulan bir kor idim

Bir damla ile yüreğimi sele çevirdim

İçimdeki ateşi sele verdim gelmedin


Kaç bahar hasretle gönül anar hep seni

Kırk sene geçsede gönül arar hep seni

Hayalinle avunur gönül sarar hep seni

Sarılıp düşlerime sensiz yattım gelmedin


Beklerim gelmesende bir ömür seni

Ömrümü alıp götürse yağmurun seli

Yağmurun sesinde buldum ben seni

Göklerden yağmur gibi inip gelmedin. 


Kerem’im beklerim mahşere dek yolunu

Aslı'm bilip arasam bulsam senin yolunu

Kırk senede yol eylesem sevda yolunu

Yollarına hudut çizdim durdum gelmedin.

                                       Lütfi Kerem ASLAN 

9 Mayıs 2022 Pazartesi

YOL AYRIMI


Kaybediş korkusuyla sarsıldı ömrüm

Ölmüş aynalarda yüzümü gördüm

Soluğum bir toprağın altında saklı

Yaşamaksa rüzgârın göğsünde ölüm


Ruhumu boğmakta bir bulut şimdi

Yağmur saçlarını taramakta rüzgârın

Aynanın soğuk nefesi kesmekte beni

Toprağa çıkan yollarda beklerken ölüm


Bir aynanın sırlı arka penceresinden 

Hayatın hazan bahçesine bakmaktayım

Ve sırrına ermek için  sensiz dünyanın

Sırlarla dolu toprağın altında yatmaktayım


Yol var ötelere giden toprak altında

Kapı yok, pencere yok yalnız başına 

Bir diyarın bilinmez yolculuğunda

Dünyada bir yolun yol ayrımındayım

                                       Lütfi Kerem ASLAN 

7 Mayıs 2022 Cumartesi

GÜL MİZANI


Dudağından kan damladı bülbülün

Öperken bir gülü şah damarından 

Yaprağından kan aktı bir gonca gülün

Bakarken bülbülün can aynasından

Seher vakti konmuştu gülün dalına

Nağmeler dizmişti gül dudağına

Saçının teli gibi gül yaprağına 

Takılmıştı gönlü nazlı bülbülün

Sandı yüreğindeki yara iyileşir

Gün geçtikçe yara daha derinleşir

Yaprak değil dikeni yüreğe yerleşir

Kanatır ruhunu gül yaprağında

Derinden içinde bin ah etsede

Güle her deminde niyaz etsede

Dikenler ruhunu delip geçsede

Bülbülü ağlatır her dem bağında

Gülün nazı çok olsada çekilir

Bülbülün gönlüne güller ekilir

Bir dem dünyadan el etek çekilir

Figanı kalırmış gül yaprağında. 

Gülü sevda ile tartarmış mizan

Sonunda güle de uğrarmış hazan

Gül değil bülbülmüş hazanda solan

Bir kuru yaprağa dönermiş bülbül 

Gülün yaprağında bülbül kavrulur 

Sevda pazarında güller savrulur

Bülbül güle yüreğinden vurulur

Niyazı kalırmış gül dudağında 

Nice bülbüller konar göçermiş

Seher vakti kanlı güller açarmış

Bülbülün sevdası mahşere kalmış

Bir seher vaktinde gül mizanında. 

                                       Lütfi Kerem ASLAN 


BEKLEMEK

​ Bir bulanık ay vakti bir tozlu gece Gözler nemli uzakta kaldı öylece  Bir nefeslik ömürde sona gelince Bir selamın yele verdi bekledi Önün...