Saatler zamanın derinliğine akarken
Posta kuşları dolanırdı başımda
Gökyüzünün gözleri zamana bakarken
Zaman mektuplarını yazardı karşımda
Bilmezdim ayrılığın saatinin mavisini
Denizler kadar derin vuslatı yaşamanın
Ellerim sükût kokarken yosunlu kıyılarda
Mektuplar yazardım suyun iki yakasına
Bir ucunda sen olurdun ayrılığın
Diğer kıyısında bekleyen ben yalnızca
Dalarken mavi suların derinliğine
Gözlerin hayat verirdi ruhuma serinliğiyle
Kuşlar mı uçmaz oldu artık pencerelerde?
Yoksa denizler mi çekildi sensiz yüreğimde?
İki yakası ayrılığa hüküm giymiş dünyada
Biz mi kaldık kavuşamayan iki ayrı yakada?
Bir yol olmalı sana gelmek için
İçimden gemiler kalkmalı beklediğin limana
Fırtınalar alabora etse de gemileri
Bekleyen sen olunca deniz önüme serilmeli
Bir akşam vakti sessizliğinde
Gemiler senin limanında demirlemeli
Hasretim şimdi dalgalar ardında sana
Vuslatım biliyorum dalgaların ardında
Gelmem gerekse bir gün fırtınalarla sana
Kürekleri çekeceğim o sevda limanına
Ömrüme demir atıp geleceğim denizden
Limanında öpeceğim o deniz gözlerinden
Fırtınalardan sonra gelip sana demir atacağım
Her sabah o deniz gözlerinde uyanacağım
Bir ömür boyu sende deniz olup kalacağım
Öpeceğim gözlerinden denizin en mavisini
Yaşayacak ömrümüz sevdanın en sadesini
Ufukta belirsizliğe senle yelken açacağım
Mektuplarda yalnızca sana şiir yazacağım
Uyanınca seninle masmavi bir sabaha
Senin gözlerinde dalacağım masmavi uykulara.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder