Gökyüzünde bilmediğim bir efsun var
Gecenin karanlığı ruhumu sarmakta
Karanlıklar adınla bir bir parçalanmakta
Ruhum adını andıkça aydınlanmakta
Bir garip gönüllü dervişim bugün
Gönlüm gökyüzünde şerha şerha yarılmakta
Süreyya'nın peşine düşmüşüm
Düşmüşüm karanlıklarda yol aramaya
Biliyorum aydınlığa kavuşmak zor olsada
Yolumu bulacağım Süreyya'nın ardı sıra
Gittiğin diyardan çağırırsın
Ben adını sayıklamaktayım asırlarca
Kurtuluş reçetemsin bilirim
Çağırdığın diyar şahdamarım kadar yakın olsada
Seninle aydınlanır en karanlık gecelerim
Yol bulurum ötelere ismini hecelerim
Hasret kaç gecedir?
Kaç asırdır çekerim.
Vuslat bir bilmecedir
Kim bilir ona ne zaman ererim?
Yoluna düşmüşüm yine de
Avuçlarım uzanırken yedi kat semaya
Ben kavuşmak için hep seni dilerim.
Geçerim binbir kandil asılı asumandan
Süreyya alır götürür beni senli diyarlara
Hayrandır tüm yıldızlar sana hayranlığıma
Gün gelir çıkarırlar beni aydınlığına.
Bir çöl gecesinden gökyüzüne başlar yolculuk
Yollar uzun yollar karanlık
Bir güvercin yoldaşlığında
Gökleri sarar bir aydınlık.
Kızgın kumlar yakarken ayaklarımı
Adının serinliği ferahlatır dudaklarımı
Yükselirken çöllerden göklere bir kutlu nefes
Süreyya'nın peşinde çağırır beni kutlu bir ses
Açılır gökyüzünde kapılar kanat kanat
Ruhum sana yükselir sessizce çırpınarak
Huzuruna varınca ruhum erer huzura
Süreyya'nın ardında gönlüm erer vuslata.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder