Gül düşündüm, gülistan oldu her yer.
Yürüdüğüm yollar benden incinmesin.
Issız diyarlarda âlem oldum sen için
Âlemlere öyle bak ki
Âlem senden incinmesin.
Sûretini kazıdım meczup gönlüme,
Oysa âlem ayna oldu
Sûretimin nakşını gördüm
Gördüm ki gönül hanemde nakşı
senmişsin sûretimin.
Yâr gönüle düştü cemre misali
Su yürüdü tohuma, toprağıma
Yârin aşkı filizlendi,çiçeklendi yaprağıma
Bulmak istedim, vazgeçmeyi öğrendim
Vazgeçtim…
Sûretimden,
Siretimden,
Saatimden
Ömrümden…
Bir senden geçemedim bir de gönlünden.
Yüzünden, gönlünden okudum dünyayı
Hüzün satan kuşlardan aldım haberini
Hüznüm vuslatına dönük.
Mektuplar biriktirdim gönül sayfalarında
Kuşlarla sana gönderemedim.
Gözlerindeki umudu yazdım satır satır yollara
Gözleri yatırıp ıraklara,
Cevaplar bekledim gönderilmemiş mektuplara
Kuşlar… göçüp gittiler hüzne kanat çırparak
Uçsuz bucaksız tarlalara ektiler hüzünleri
Başaklar büyüttüm boyun bükerek
İçleri hüzün dolu
Değirmen gibi dönen bu âlemde
Hüzünlerimi öğüttüm
Çaresizliğimin çaresini öğrendim
Hasret sofrasında.
Nasibim oldu vuslat gönlüme yedirdim
Rüzgârlar avuttu beni acı ninnisiyle
Bir nefeslik kalbim seni andı son nefesinde
Sabır yaralarımı sardım sevdanla
Gün oldu yaralarımla sûretine sarıldım
Gün oldu sûretin yaralarımı sardı.
Sûreti,
Sireti,
Sevdayı
Bir yüce dağ gibi gönlümde taşıdım.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder