Şimdi sönmüştür bütün sobaları şehrin
Bir tek içimdeki hasretin yanmakta
Buram buram sevdanın kokusunu almaktayım
İçim sen dolmakta…
Gecenin kanatları altına sığınmış kuşlar
Hasretine türküler yakmakta.
Belki battaniyen düşmüştür omuzlarından
Usulca yastığına sarılırsın
Vuslatlar görürsün rüyanda.
Masanın üzerinde bir kaç fotoğraf
Uyurken yüzüne düşen perçemini almakta.
İçtiğin su,
Okuduğun kitap,
Ve kalbim başucunda durmakta.
Bilirim gece gibi simsiyah pijamalarını giydiğini
Uykunun en deli halini bilirim.
Geceleri apansız uyanarak
Eski fotoğraflara baktığını bilirim.
Hani o en sevdiğin türkü çalmakta
Uzakta saçak altında kuşlar uyumakta
Senin türkün hangi diyarlarda yazılmış
Hangi sevdaları anlatmakta.
Ve ben yol bularak gecenin içinden
Geçerim türkünü söyleyerek sokağından
Bir hiçliğin içinden
Kimseler olmaz orda
Ve kimseler oturmaz sobası sönmüş odalarda
Ellerim buz kesmiş yüzüm soluk
Yüreğim başucunda ısınmakta.
Sen dolduruyorum ceplerime
Ceplerimdeki sevda tüm şehri ısıtmakta.
Hani o her sabah kuşları çağırdığın
Bahar çiçekleriyle aydınlanan penceren var ya.
Başımı gökyüzüne kaldırıp
Yorgun gözlerle oraya bakmakta.
Gecenin dağdağasından eski fotoğraflar akmakta.
Bir yıldız tenhasında gönlüm gönlüne akmakta.
Sokaklar ıssız,
Evlerin bacalarında yanmayan sobalara inat
Buram buram sevda çıkmakta.
Seni aramaktayım yolumu aydınlatan
Gönlüme katar katar sevda dolduran
Gülüşleri kulaklarımı çınlatan
Gün batımından gün doğumuna
Sokak sokak seni bana anlatan
Gece karanlığında kaybolan
Gün aydınlığında gönlüme yâr olan
Eski fotoğraflar arıyorum
Başucunda duran.
Uyanıyorum uykulardan
Seni arıyorum.
Sobası sönmüş,
Battaniyesi düşmüş,
Fotoğraflara sarılmış
En güzel uykusuna dalmış
Yanı başımda uyuyan seni….
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder