Ruhum bir suydu.
Aktı yatağını buldu.
Akmakta şimdi zaman
Ruhumun sesini onun gönlünde buldu.
Oturdum rüzgara karşı yalnızlığımla
Bir tesbih ağacının gölgesine
Yağmurların doldurduğu o hazin gözle
Ruhumun kırgın akışını seyrettim.
Yeşilin en güzel tonları vardı özünde
Bir orman kuytusunda onu kaybettim.
Gecenin poyrazı değerken yüzüme
Yıldızlar içinde yolu kaybettim.
En kara elbiselerini giydirdim gecenin
Ruhum fenerini arayan kayıp bir gemi
Ben bütün yönleri sende keşfettim
Ufukta bir kıyı bekliyor şimdi.
Daldığım rüyadan sen uyandırdın
Gün ağarırken aydınlattın ruhumu
Bembeyaz sabahları sen hediye ettin.
Mavilikler serdin ruhum önüne
Baharda yapraklarımı sen yeşerttin.
Çiçeklerle geldin gönül haneme
Her mevsimi ruhuma sen bahar ettin.
Yatağına kırgın bir ırmaktı ilkin
Akıp geçti eski çağlar içinden
Sevdası bin yıllık, hasreti çetin
Bir yağmur gibi düştü gözümden.
Tesbih ağacına astım ruhumu
Yudum yudum içtim sevda suyunu
Yüreğimi kandırmayan ab-ı hayat suyunu
Sensiz ruhuma içiremedim.
Dağda erimeyen karın sesinden
Yağmurun, toprağın, yelin sesinden
Bir sır gibi duyduğum senin sesinden
Ruhumu vuslata erdiremedim.
Yıllar hüzünleri yazarken yalnız
Irmağın akışı sessiz ve yalnız
Yalnızlıklar sakladım ruhumda yalnız
Kokunu getiren yel buldu beni.
Ruhum şimdi senin kokunla
Buluttan yağmurla indi ruhuma
Ruhum ırmağının düş yatağında
Sevdayı seninle tattı sonunda
Ruhum ne dertlidir ne de bahtiyar
Girdiği bu yolda hep diyar diyar
Kokunu getiren rüzgârı arar.
Hakikat rüzgârın sayfalarında gizli.
Irmağın yatağında,
Yıldızların kanadında gizli.
Ve gözlerin ruhumda,
Ruhum senin yanağında gizli.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder