Gözlerimi emanet bıraktığım şehir
Hangi kapı onun kapısı söyle.
Özlemini delice her dem çektiğim
Hangi ayak izi onunsa söyle.
Kimi zaman geceleri onu beklesem
Kimi zaman zamanı ona eklesem
Her zaman koynumda onu saklasam
Bu yüreğin sahibi nerdedir söyle.
Gittin.
Gidişinle,
Dağlara sürdüm güneşlerimi
Bir alın yazısı şafağında
Çöllere düştü yüreğim sonra
Bu yüzden şafağında yanmakta.
Yokluğunda aradığım o titrek sesini
Hangi feryadımla bulurum söyle.
Dağların yamacına yaslandı gönül
Asırlarca sensiz yaşlandı gönül
Sürgün yedi uğruna sürgündü gönül
Azadlığı sevdanın sendeyse söyle.
Geçtiğim her ormanın bülbülü
Yaslı yaslı senin türkünü söyler.
Avutmak istersin şehla gözleri
Gözlerki yazılmamış bir şiirin hecesi
Her hece her kelime bir sır,
Yüreğin görülmemiş düşler bahçesi.
Özledikçe sızlayan burun direklerim
Göğsüme dayanmakta.
Göğsüm sensiz ayakta duramamakta.
Sen gelsen şimdi.
Aydınlatsan dağlara sürdüğüm güneşi
Yol olsan, iz bıraksan gönül haritama
Gelsen, bana ömür boyu yoldaş olsan
Şehrin sevda kapısında dursak
Gönlüme çiçek eken bir bahar olsan.
Büyüse içimde ormanların,
Ağaçların, dalların ve yaprakların
Sevdadan kavrulan dudaklarıma
Temmuzda içtiğim soğuk bir pınar olsan.
Alnımdan akan terime sırmalı bir mendil,
Gönül hanemi aydınlatan bir kandil olsan.
Gönlümün ateşi dönmeden küle
Yârin olsam, yolun olsam,
Kapında hasretten vuslata âzâd ettiğin kölen olsam.
Zamansız yıkılan bu köhne gönül şehrime sultan olsan.
O dem ki perdelerini kaldıran
Sırtımı dayadığım, başımı yasladığım
Hasretiyle yüreğimi dağladığım,
Bir çift bakış,
Bir inanış,
Bir yalvarış,
Huzurda, kabul görmüş
Duam olsan.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder