Bir yağmur yağıyordu inceden ince
Asumanın derinliklerinde hüznüme dokundum bu gece
Elleri incecikti yağmurun
Anladım elleri ellerime değince
Geçtim sevgilinin yağmur gözlerinden
En güzel türkülerimi söyleyince
Sonsuz boşlukta yankılandı sesim
Yağmurun alıp götürdüğü duygularımdan önce
Saçaklarda serçeler vardı
En güzel şarkıları söylüyorlardı yağmura
İsyanlı bir sükût penceremin camını el sürmeden çalmaktaydı
Kapımda yağmurun sırılsıklam aşkı
Göğsümü bir sel gibi kabartmaktaydı
Ellerim semanın gözyaşlarını silmekte
Gözlerim yağmurla gönlüne akmaktaydı
Bilirdim en güzel yalanlarını yağmurun
Alırdım başımın üstüne bir bela gibi
Taşırdım yüreğimle gözlerimde
Ürkek ceylanlar gibiydi yağmur
Üzmemek kırmamak ya da incitmemek için taşırdım göğsümün en derin yerinde
Yağmurlar yağardı
Ben gözlerinden başka iklimlere taşardım
Sokaklar ıssızdı caddeler yorgun
Ceplerimde taşıdığım sevda mahzun
Rüzgârın kulaklarımda uğuldayan ninnisi
Yağmur sesi gibi getirirdi sesini
Uzak diyarların denizaşırı maviliklerinden
Damla damla dökülürdü gözlerimden yüreğime hasret
Bir ada yalnızlığında hasretine yağmuruna tutulurdum
Bir bulut olsam yahut bir yağmur tanesi
Düşmek isterdim gönlünün çorak topraklarına
Yağmur sicim sicim yağmaktaydı
Benimse saçlarımda kırağılar vardı
Bir yangından arta kalan kırağılar
Gönül yangınından bana kalanlar
Elimde eski bir bavul geçmiş yağmurları taşıdığım
Yüzümde daha eski bir ifade
Kapımı açtım yağmura
"Geldim." dedim geldim işte.
Sana kendimi getirdim.
Göğsümde taşıdığım seni getirdim.
Acılarımı,ayrılıklarımı, özlemlerimi, hasretlerimi getirdim.
Sana geldim.Kapında sen olmaya geldim.
Yağmur ruhu gibi ince ince yağıyordu
Ve bir yağmur yangınıyla ruhumuzu sarıyordu.
Gözlerimizden gönlümüze bir sevda ırmağı akıyordu.
Ve yüreğimiz yağmurun yatağında sevda diye atıyordu.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder