Sonbahar diyorum.
Güz mevsimi
Ya da eskilerin dediği gibi hazan
Hüznünün güzelliğini taşıyan
Ve hüznün en çok ona yakıştığı mevsim
Birbirinin ruhunu, gönlünü tanıyanların
Birbirine gönül ırmaklarını akıttıkları
Sevdayı kalplerinde hazan yeline bıraktıkları
Duygularını yağmurlarla yıkadıkları mevsim
Gün sarısının Güz sarısına döndüğü
Özlemin, hasretin, vuslatın
Gün doğumundan, gün batımına gidip gidip geldiği mevsim
Dünlerin mazide bir hasret
Yarınların vuslat getirdiği mevsim
Şair olmalıydı oysa her şeye rağmen sonbahar
Yazmalıydı sapsarı yapraklarına taşıdığı hüznü
İçinde büyüyen sarı hüzünler biriktirmemeliydi
Sevgiliye sunmalıydı en güzel aşkları
Yağmur sunaklarında
Gözyaşı kurban etmeliydi
Ayrılığın adını silmeliydi kaldırımlardan
Yaprağı daldan, suyu topraktan ayırmamalıydı
Aşığın yüreğini değil acılarını sarartmalıydı
Ağaçlardan yaprağı değil
Gönüllerden, gözlerden ve yüzlerden hüznü dökmeliydi
Dedim ya hazan bu
İnsanı ağlatan, insanı yoran
Dağlara, kırlara, ovalara değil
Gönlümüze düşen hazan….
Cemreleri saklayan, gönülleri unutmaya mahkum bırakan hazan
Kavuşmaları, hüzünlü ayrılıkları mecbur kılan sonbahar
Ve artık son demidir ömrün sonbahar
Ayrılıkların, özlemlerin, hasretlerin son demi
Bir ince yorgan gibi üstümüzü örtecek
Usulca beyaz kavuşmalar hediye edecek sonbahar
Dedim ya
Ya sonbahar ya Güz ya da hazan…
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder