Yağmurdan kaçıyorum doludizgin atlarla
Ormanlar koynuna saklanan bir serçe
Usulca fısıldıyor kalbime
Ruhum senin yurdundur.
Gözlerimi kaldırıp bakınca semaya
Serçe yüreğim duruyor yıldızların saçlarında
Ellerim geçerken korkulu rüyalardan
Kan ter içinde uyanıyorum.
Gözlerin erişilmez bir gülistan
Bülbüller ötüyor gülüşlerinde
Şehirler şimdi yabancı serçelere
Ben senin gönül şehrine göç ediyorum
Bütün şehirlerin dökülen gökyüzüne inat
Doludizgin atlarla yağmurdan kaçıyorum
Sana çıkıyor kalbimin her sokağı
Kuytusunda bir kuş resmi çiziliyor
Şehirlerin boyası dökülmüş duvarlarına
Ben kimseler girmesin diye
Duvarlar örüyorum gönül şehrime
Gönlümü veriyorum senin gönlüne
Senin şehrine yalnız bir serçe misali göçüyorum
Sokaklarına hüzün yağıyor bu köhne şehrin
Sevdanın sürgünleri yeşermiyor
Bülbülsüz bahçeleri suskun, yakışıksız
Ben bir hüzün şehrinden
Bir gülün şehrine uçuyorum
Caddelerinde rüzgârlar yalnız esiyor
Serçeleri saçakları bir bir terk ediyor
Pencereler çiçeksiz bir duvar kapısı
Gidenleri selamlıyor kanatlarıyla.
Ben senin şehrine kanat çırpıp uçuyorum
Diyarlar aşıp gökler geçip
Gözlerinden gönlüne düşüyorum.
Uzak yollardan serçeler ve güller getiriyorum
Şehrine bir imbat serinliğinde ulaşırken
Ben gönül şehrinde bir serçe düşlüyorum
Sözde yağmurdan kaçıyorum doludizgin atlarla
İçimde kurduğum şehrimde
Seni arıyorum en serin imbatlarla.
Gönül şehrimi viran etme gel artık sevgili
Sana sesleniyorum
Bir serçenin yüreğindeki feryatlarla.
Lütfi Kerem ASLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder